Cebeci İstasyonu Ve Sen

Cumartesi, Ocak 26th, 2008 Posted in Sesli Şiirler, Yavuz Bülent BAKİLER | Yorum Yok »

Cebeci İstasyonunda bir aksam üstü Incecikten bir yagmur yagiyordu yollara Yeni bastan yasiyorduk kaderimizi Sicak bir kara sevda Yüregimizin basinda bagdas kurup oturmustu; Acimsi, buruk. mühürlenmisti agzimiz bir sessizlik içinde Sessizligi üstümüzden atamiyorduk Bir saçak altinda kararsiz, yorgun Saatlerce duruyorduk Kimse görmüyordu bizi

SAKAL

Pazar, Ocak 20th, 2008 Posted in Orhan Veli KANIK, Sesli Şiirler | Yorum Yok »

Hanginiz bilir, benim kadar, Karpuzdan fener yapmasını; Sedefli hançerler, üstüne, Gülcemal resmi çizmesini; Beyit düzmesini; Mektup yazmasını; Yatmasını, Kalkmasını; Bunca yılın Halimes'ini Hanginiz bilir, benim kadar, Memnun etmesini? Değirmende ağartmadık biz bu sakalı!

BİRDENBİRE

Pazar, Ocak 20th, 2008 Posted in Orhan Veli KANIK, Sesli Şiirler | Yorum Yok »

Her şey birdenbire oldu. Birdenbire vurdu gün ışığı yere; Gökyüzü birdenbire oldu; Mavi birdenbire. Her şey birdenbire oldu; Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan; Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire. Yemiş birdenbire oldu.

Memleketim

Cuma, Aralık 21st, 2007 Posted in Nazım Hikmet RAN, Sesli Şiirler | Yorum Yok »

Memleketim, memleketim, memleketim, ne kasketim kaldı senin ora işi ne yollarını taşımış ayakkabım, son mintanım da sırtımda paralandı çoktan, şile bezindendi. Sen şimdi yalnız saçımın akında, enfarktinda yüreğimin, alnımın çizgilerindesin memleketim, memleketim, memleketim.

CEVİZ AĞACI

Pazar, Ekim 7th, 2007 Posted in Nazım Hikmet RAN, Sesli Şiirler | 1 Yorum »

Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz, ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda, budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz. Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında. Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda. Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl. Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril, koparıver, gözlerinin, ...

BEN SANA MECBURUM

Pazar, Ekim 7th, 2007 Posted in Attila İLHAN | Yorum Yok »

Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükçe büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle ısıtıyorum. Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor Bu şehir o eski İstanbul mudur Karanlıkta bulutlar parçalanıyor Sokak lambaları birden yanıyor Kaldırımlarda yağmur kokusu Ben sana mecburum sen yoksun. Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur İnsan bir akşam üstü ...
Travel LOP | Beijing Olympics | Temperatures in Tourist Cities | Business Travel | Medical Tourism