ÖLDÜRDÜĞÜMÜZ
Pazartesi, Ekim 27th, 2008 Posted in Fazıl Hüsnü DAĞLARCA | Yorum Yok »Geceyle parlayan gözleri vardı, Cesurdu, cesurdu ziyade. Nasıl ki çekti bizi, İstifade. Karanlık mağaranın kapısında durduk, Geçerken bıraktık taşı. Sustu büyük bağırmasında, Gecelerin ve ormanların sırdaşı. Artik bizim gibi değil, Su içmez, kımıldamaz. Uyanıklığı hiç yok, Uykusu az.
ÖLÜ
Cuma, Ekim 17th, 2008 Posted in Fazıl Hüsnü DAĞLARCA | Yorum Yok »Hangi mahallede imam yok, Ben orada öleceğim. Kimse görmesin ne kadar güzel, Ayaklarım, saçlarım ve her şeyim. Ölüler namına, azade ve temiz, Meçhul denizlerde balık; Müslüman değil miyim, haşa, Fakat istemiyorum, kalabalık. Beyaz kefenler giydirmesinler, Sızlamasın karanlığım havada. Omuzlardan omuzlara geçerken sallanmayayım, Ki bütün azalarım hülyada.
30 Ağustos
Perşembe, Ağustos 14th, 2008 Posted in Diğer | Yorum Yok »Bugün güneş sevinçli, gülümsüyor yurduma, Vatanı saran düşman ermiş muradına, Bakın nasıl kaçıyor hiç bakmadan ardına, Zafer Türk milletinin, kavuştu öz yurduna. Dört yıl gece gündüz savaşmıştık durmadan, Rahat nefes almadık vatanım kurtulmadan, Önümüzde altın saçlı ay bakışlı kumandan, Düşmanları mahvettik silahımız olmadan.
EĞER
Pazar, Temmuz 27th, 2008 Posted in Can YÜCEL | 1 Yorum »O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, Arkalarında doldurulması Mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer. Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile, En güzel yerde başlatılsaydı eğer. Utanılacak bir şey değildir ağlamak, Yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık, çalınan birinin kalbiyse eğer. Korkulacak ...
Başı Tutan Gafiller
Pazartesi, Temmuz 14th, 2008 Posted in M. Fethullah GÜLEN | Yorum Yok »Üç beş şımarığın çılgınca mâcerâsına, Kurban gitti millet, gitti Batı vebâsına. İnsanlar doğranıyor, insanlarda sessizlik, Bu ne hal İlâhî, nedir bu korkunç hissizlik? Yanıyorken babasının yandığı ateşde, Yok küçük bir gayret; yok olduğu kadar leşde... En korkunç ümitsizlikle giderken ölüme, Her şeyiyle pâymâl, her şeyiyle lime lime... Meskenet ...
ÖLÜME SAYGI
Pazartesi, Temmuz 7th, 2008 Posted in Erdem BEYAZIT | Yorum Yok »Ölüm bir melek elinde gelir Ve öper usulca çocuk yüzleri. Belki bir gün kurtuluruz Karıncaların yolunu şaşırtan ince rüzgarlarla Kaplumbağaların hasret kaldığı derin tepelerde Çocuk gibi bakalım mavi sulara Şehirlere bakalım insanlığımızı eskittiğimiz Sislerden dumanlardan yollara atılan mısır koçanlarından Belki tutarız birgün belki kurtarır bizi Simsiyah saralım bezlerle dağları rüzgarları Gül ...
SIRADAN AKŞAMLAR
Cumartesi, Mart 1st, 2008 Posted in Ataol BEHRAMOĞLU | Yorum Yok »Her gündüze uyandığımda Yeni bir hayat derdim içimden Gece ölümün soğukluğu Ve bende acının korkusu Sözler verdim... Tutamadım. Bir zaman sonra ben oldum Gündüze bakıp ağlayan Gecenin karanlığında Dünyayı sarmalayan.
Düşmek Ve Ölmek
Cuma, Şubat 1st, 2008 Posted in Serpil TUNCER | Yorum Yok »Şimdi kış. Kurumuş iskelet sarmaşıklarda Tutunmanın son telaşı. Bu ışıklı, bu gösterişli şehre İnmeden geçti, nice göçmen kuş. Kızıl, sarı, biteviye ahenk, Uzun karın ağrıları,sabahlara denk. Bilmediğim aşklar geçer önümden, Hangisine sarılsam düşmek ve ölmek.
BEKLE
Cumartesi, Ocak 26th, 2008 Posted in Attila İLHAN | Yorum Yok »Gelecegim bekle dedi Ben beklemedim o da gelmedi ölüm gibi birşeydi Ama kimse ölmedi
AN GELİR
Cuma, Ocak 25th, 2008 Posted in Attila İLHAN | Yorum Yok »An gelir Paldır küldür yıkılır bulutlar Gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet O eski heyecan ölür An gelir biter muhabbet Çalgılar susar heves kalmaz Şatârâbân ölür Şarabın gazabından kork Çünkü fena kırmızıdır Kan tutar / tutan ölür Sokaklar kuşatılmış Karakollar taranır Yağmurda bir militan ölür