Başağrısı
Perşembe, Şubat 21st, 2008 Posted in Serpil TUNCER | Yorum Yok »Geceden kalma uykusuzluğumun sarhoşluğu Yorgun, ellerim ayaklarım, gözlerim sisli Odamın kırık penceresinden silik seslerini duyduğum Karşı kafetaryanın kahkahaları,kemanları Ölmüş denizin kollarına sereserpe uzanmış Kalın sandal katarları Kaçışan insanlar,onları kovalayan martı çığlıkları Ortalıkta yaprak hışırtıları,sonbaharı bekleyen Gece susuyor da neden bilmem susmuyor bu başağrısı? Sigaramın dumanları uçuşurken etrafımda Penceredeki çiçekler solmuş. Ellerimin ...
Yol
Pazar, Şubat 17th, 2008 Posted in Serpil TUNCER | Yorum Yok »Senli benli bu gün dalda elma yaprakları kaçak yaz günü kış ortasında bana gülen hiç olmadığı kadar hafif bacaklarım en kısa yol en sevimli yoldur beni sana götüren.
Düş gezgini
Çarşamba, Şubat 13th, 2008 Posted in Serpil TUNCER | Yorum Yok »Işıklar bölerken uykumu Zengin düşlere kucak açıyor turuncu yelkenli Ara sokaklardan geçen ürkek kediler gibi Duvarlara yaslıyor tüylerini Sanki benim için bu evren Bu gök,bu deniz,bu yüzen gezegen Aklıma geliyor denizde giderken Yalnızlığı yıldızlar hatırlatıyor Ben uzandıkça onlar kaçıyor Onlar birer mızrak gibi içime saplanıyor Acı yorum.......
Ardıç’la Hatmi
Pazartesi, Şubat 11th, 2008 Posted in Serpil TUNCER | Yorum Yok »Biraz ayrı kalmak mutlu eder bizi Biz iki dağın İki ayrı yaban çiçeği Baharda döllenir tomurcuklar Biz kıyamete kadar beceremedik bu işi
Darmadağınık
Çarşamba, Şubat 6th, 2008 Posted in Serpil TUNCER | Yorum Yok »Darmadağın etmiş kuşlar gökyüzünü Darmadağınık saçlarınla çıkıvermişsin apansız karşıma Darmadağın serilmişiz toprağa İçler acısı vay........ Darmadağınık ağlamışız gökyüzüne doğru.
Uçurtma
Cumartesi, Şubat 2nd, 2008 Posted in Serpil TUNCER | Yorum Yok »Bugün ihtimaldi ölmem Yaşamaya inat etmiştim oysa Sırça köşkün lavanta kokularında Menekşe tonlarıyla baharı karşılardım. Yeni sevişlere uzanır yelkenli sevdam Ola ki bırakırlar elimi Ola ki yaslarım başımı mavi bulutlara Kıyameti yaşarken dünya Bilinmedik kıyılarda cennetimi bulurum Güneşte yanmış kara bir çocuk Koparır iplerimi Özgürlüğün demlerinde sarhoş olurum.
Düşmek Ve Ölmek
Cuma, Şubat 1st, 2008 Posted in Serpil TUNCER | Yorum Yok »Şimdi kış. Kurumuş iskelet sarmaşıklarda Tutunmanın son telaşı. Bu ışıklı, bu gösterişli şehre İnmeden geçti, nice göçmen kuş. Kızıl, sarı, biteviye ahenk, Uzun karın ağrıları,sabahlara denk. Bilmediğim aşklar geçer önümden, Hangisine sarılsam düşmek ve ölmek.
Ablam
Salı, Ocak 29th, 2008 Posted in Serpil TUNCER | Yorum Yok »Biz yaşlandık o hala duruyor albümdeki resimde genç taze mi taze Dile kolay 23 yaşındaydı öldüğünde
Duş
Cuma, Ocak 25th, 2008 Posted in Serpil TUNCER | Yorum Yok »Deniz yıkadı beni dün sabah Vapurda seyrederken İstanbul'u Lodostan poyraza döndü rüzgar Deniz yıkadı üstümü başımı Ve ben hiç itiraz etmedim, Uslu çocuk gibiydim O salladı Ben sevindim. Mavide adı gömülü sevdamın Martıların bana küsüşü yoktandır Atmadı kalbim böyle çoktandır Ölümü ensemde bilişim bundandır. Deniz yıkadı beni dün sabah Büyük bir dalganın esiri ...
Erik Ağacı Yalnız
Perşembe, Ocak 24th, 2008 Posted in Serpil TUNCER | Yorum Yok »Bugün pazar Yat keyiflen karşılıklı sigara yakalım dumanından fallar bakalım Kalçalanmış dalların Sana bir eş lazım İster misin? Erik ağacım.