AN GELİR
Cuma, Ocak 25th, 2008 Posted in Attila İLHAN | Yorum Yok »An gelir Paldır küldür yıkılır bulutlar Gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet O eski heyecan ölür An gelir biter muhabbet Çalgılar susar heves kalmaz Şatârâbân ölür Şarabın gazabından kork Çünkü fena kırmızıdır Kan tutar / tutan ölür Sokaklar kuşatılmış Karakollar taranır Yağmurda bir militan ölür
RÜZGAR GÜLÜ
Cuma, Ocak 25th, 2008 Posted in Attila İLHAN | Yorum Yok »Önümden çekilirsen İstanbul görünecek Nerede olduğumu bileceğim Sisler utanacak eğilecek Ağzının ucundan öpeceğim Saçına kalbimi takacağım Avcunda bir şiir büyüyecek Nerede olduğumu bileceğim Bu çıplak geceler yok mu Bu plak böyle ağlamıyor mu Camları kırmak işten değil Delirecek miyim neyim Kirpiklerimden mısra dökülüyor Kenya'da simsiyah yalnızım Yoksul bir şilepte gemiciyim Malezya'da yük bekliyorum Önümden çekilirsen ...
ÖLMEK YASAK
Cuma, Ocak 25th, 2008 Posted in Attila İLHAN | Yorum Yok »Daha önce bıçaktan hiç su içmedim Hiç kısılmadı kerpetene bıyıklarım Gururlu bir gemiyim oldum bittim Sabah olur yelkenlerimi saklarım Özgürlük dediğim yerde demirledim Üstüme varma bulutları tutamam Böyle paldır küldür gideceklerdir Gelmezsen farketmez kimseyi aramam Asıl sevdiklerim en içimdekilerdir Onlarla yaşarım eğer yaşarsam Olur mu gecemi yeşile çalmak Yıldız çivilemek parmakuçlarıma Ölüm ...
KİMİ SEVSEM SENSİN
Cuma, Ocak 25th, 2008 Posted in Attila İLHAN | Yorum Yok »Kimi sevsem sensin / hayret Sevgin hepsini nasıl değiştiriyor Gözler yaprak yeşili Senin sesinle konuşuyor elbet Yarım bakışları o kadar tehlikeli Senin sıgaranı senin gibi içiyor Kimi sevsem sensin / hayret Senden nedense vazgeçilemiyor Her şeyi terk ettim / ne aşk ne şehvet Sarışın başladığım esmer bitiyor Anlaşılmaz yüzü koyu ...
PİA
Perşembe, Ocak 24th, 2008 Posted in Attila İLHAN | Yorum Yok »Ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın Ellerini bir tutsam ölsem Böyle uzak uzak seslenmese Ben bir şehre geldiğim vakit O başka bir şehre gitmese Otelleri bomboş bulmasam İçlenip buzlu bir kadeh gibi Buğulanıp buğulanıp durmasam Ne olur sabaha karşı rıhtımda Çocuklar pia'yı görseler bana haber salsalar bilsem İçimi büsbütün yıldız basar Bir ...
AYSEL GİT BAŞIMDAN
Perşembe, Ocak 24th, 2008 Posted in Attila İLHAN | Yorum Yok »Aysel git başımdan ben sana göre değilim Ölümüm birden olacak seziyorum Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim Aysel git başımdan istemiyorum Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün Dağıtır gecelerim sarışınlığını Uykularımı uyusan nasıl korkarsın Hiçbir dakikamı yaşayamazsın Aysel git başımdan ben sana göre değilim Benim için kirletme aydınlığını Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
SEVMEK İÇİN GEÇ ÖLMEK İÇİN ERKEN
Perşembe, Ocak 24th, 2008 Posted in Attila İLHAN | Yorum Yok »Akşamın acı su karanlığı içinden Soğuk kadife teması yalnızlığın Şuh bir kahkaha balkonun birinden Gizli işareti midir bir başlangıcın Sevmek için geç ölmek için erken Başbaşa çay elele yürümek derken Boğaz vapurları mı iskele sancak Telefonda kaybolmak sesini beklerken İnsan insanı yeniler doğrudur ancak Sevmek için geç ölmek için ...
AYRILIK SEVDAYA DAHİL
Perşembe, Ocak 24th, 2008 Posted in Attila İLHAN | Yorum Yok »Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın En görkemli saatinde yıldız alacasının Gizli bir yılan gibi yuvarlanmış içimde kader Uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın Rüzgar uzak karanlıklara sürmüş yıldızları Mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan Onu çok arıyorum onu çok arıyorum Heryerimde vücudumun ağır yanık sızıları Bir yerlere yıldırım ...
ADIMLA NASIL BERABERSEM
Perşembe, Ocak 24th, 2008 Posted in Attila İLHAN | Yorum Yok »Hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların Bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan Koşar gibi yürüyüşün Karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün Hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların Uzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kainatın Karanlık boşluklarında akıp giderken zaman Adımla nasıl berabersem öylece beraberiz Seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye Gönlümüz ...
AYDINLIK NEYİN OLUYOR
Perşembe, Ocak 24th, 2008 Posted in Attila İLHAN | Yorum Yok »Aydınlık neyin oluyor senin Gökyüzü akraban filan mı Beni bulur bulmaz gözlerin Şimşek çakıyorum yalan mı Yüzünde yalazını gezdirdiğin Saçlarından tutuşmuş orman mı Akla ziyan bir şey elektriğin Ayışığı mavisi dudaklarından mı O ışık zenginliği mi giyindiğin Uzay tozları mı yıldızlardan mı Elime dokunduğu an elin Güneşler açıyorum sahi ondan mı Aydınlık ...