YARI YOL
Salı, Şubat 26th, 2008 Posted in Ahmet HAŞİM | Yorum Yok »Nasıl istersen öyle dinle, bakın: Dalların zirvesindeyiz ancak, Yarı yoldan ziyâde yerden uzak, Yarı yoldan ziyâde mâha yakın.
TAHATTUR
Pazar, Ocak 20th, 2008 Posted in Ahmet HAŞİM | Yorum Yok »Bir Acem bahçesi, bir seccâde, Dolduran havzı ateşten bâde... Ne kadar gamlı bu akşam vakti... Bakışın benzemiyor mu'tade. Gök yeşil, yer sarı, mercân dallar, Dalmış üstündeki kuşlar yâda; Bize bir zevk-i tahattur kaldı Bu sönen, gölgelenen dünyâda!
SÜVÂRÎ
Çarşamba, Ocak 9th, 2008 Posted in Ahmet HAŞİM | Yorum Yok »Şu bakır zirvelerin ardından Bir süvârî geliyor kan rengi. Başlıyor şimdi melûl akşamda Son ışıklarla bulutlar cengi! Bir bakır tasta alev şimdi havuz, Suya saplandı kızıl mızraklar. Açılıp kıvrılarak göklerde Uçuyor parçalanan bayraklar!
ŞAFAKTA
Cuma, Aralık 28th, 2007 Posted in Ahmet HAŞİM | Yorum Yok »Dönsek mi bu aşkın şafağından Gitsek mi ekaalîm-i leyâle? Bizden daha evvel erişenler Ağlar bugün evvelki hayâle. Dönmek mi? Ne mümkün geri dönmek Düştüyse gönüller bu melâle? Bir eldir ufuklardan uzanmış Zulmet bizi çekmekte visale...
PARILTI
Salı, Aralık 18th, 2007 Posted in Ahmet HAŞİM | Yorum Yok »Âteş gibi bir nehir akıyordu Rûhumla o rûhun arasından Bahsetti, derinden ona hâlim Aşkın bu unulmaz yarasından. Vurdukça bu nehrin ona aksi Kaçtım o bakıştan, o dudaktan, Baktım ona sessizce uzaktan Vurdukça bu aşkın ona aksi...
O BELDE
Salı, Kasım 27th, 2007 Posted in Ahmet HAŞİM | Yorum Yok »Denizlerden Esen bu ince havâ saçlarınla eğlensin. Bilsen Melâl-i hasret ü gurbetle ufk-i şâma bakan Bu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin! Ne sen, Ne ben, Ne de hüsnünde toplanan bu mesâ, Ne de âlâm-i fikre bir mersâ Olan bu mâi deniz, Melâli anlamayan nesle âşinâ değiliz. Sana yalnız bir ince ...
MUKADDİME
Pazar, Kasım 18th, 2007 Posted in Ahmet HAŞİM | Yorum Yok »Karaosmanzâde Câvide Hayri Hanımefendi'ye Zannetme ki güldür, ne de lâle Âteş doludur, tutma yanarsın Karşında şu gülgûn piyâle... İçmişti Fuzuli bu alevden, Düşmüştü bu iksir ile Mecnûn Şi'rin sana anlattığı hâle... Yanmakta bu sagârdan içenler, Doldurmuş onunçün şeb-i aşkı Baştanbaşa efgân ile nâle... Âteş doludur, tutma yanarsın Karşında şu gülgûn piyâle!..
MERDİVEN
Salı, Kasım 13th, 2007 Posted in Ahmet HAŞİM | Yorum Yok »Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden, Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak, Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak... Sular sarardı... yüzün perde perde solmakta, Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta... Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller; Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller, Sular mı yandı? Neden tunca benziyor ...
KARANFİL
Cumartesi, Kasım 3rd, 2007 Posted in Ahmet HAŞİM | Yorum Yok »Yârin dudağından getirilmiş Bir katre âlevdir bu karanfil, Rûhum acısından bunu bildi! Düştükçe, vurulmuş gibi, yer yer Kızgın kokusundan kelebekler, Gönlüm ona pervâne kesildi...
HAVUZ
Cuma, Ekim 26th, 2007 Posted in Ahmet HAŞİM | Yorum Yok »Akşam yine toplandı derinde... Cânân gülüyor eski yerinde Cânân ki gündüzleri gelmez Akşam görünür havz üzerinde, Meh-tâb kemer tâze belinde Üstünde semâ gizli bir örtü Yıldızlar onun güldür elinde...
