Baba

Sakın ha aldırma çileye derde,
Bunları çok çabuk aşarsın Baba
Ağzından kötüsöz çıkmaz biryerde
Sen hep şerefinle yaşarsın Baba.

Şefkatle kol kanat açarken bize,
Ciğerde hastalığa almışsın vize
Yer yoktur kalbinde karabir ize
Sen hep şerefinle yaşarsın Baba.

Bizim üstümüzde çoktur emeğin
Herkesede yeter aşın yemeğin
Söze hakkıyoktur birkaç ineğin
Sen hep şerefinle yaşarsın Baba.
Yazının tamamını okuyun »

GÜL İLE GÖNLÜM

Aşkın dergâhında kaynadım, taştım;
Beni bir deryâya saldı bu gönlüm!..
Âlem-i ervâhta bir sırra düştüm;
Ahdine vefâyı bildi bu gönlüm!..

Derdime tanıktır doğan, batan gün;
Ömrüme damladı, gül renkli hüzün!..
Hızır’dan, Musa’ya bir ilm-i ledün;
Kandıkça can buldu, doldu bu gönlüm!..

Bahtıma ışık mı, bu levh-ü kalem?..
Bir sonsuz huzur mu bunca dert, elem?..
Şu küçük tohumda, binlerce âlem;
İbretten, ibretler aldı bu gönlüm!..
Yazının tamamını okuyun »

TÜRKÜLER

Öylesine geniş ki yüreğim bir deniz gibi,
Güler yüzün bir güneş ışığınca
Tatlı ve derin yalnızlığında,
Dalganın dalgaya sessiz karıştığı yerde.
Gece mi bastırdı? gün mü yoksa? bilmiyorum.
Güler bana o tatlı o sevimli
Güneş ışıltılı yüzün,
Ben bir çocuk gibi mutluyum.

Gece yarısı bir de rüzgar
Yavaştan yavaştan pencereme çarpar.
Bir sağnak başlamış inceden
Damlar odama yavaşça.
Mutluluğumun düşüdür benim,
Rüzgar gibi yalar geçer yüreğimi.
Bir buğudur o bakışında senin.
Bir yağmur tadıyla sarar yüreğimi.

ÖYLE BİR HAYAT YAŞIYORUM Kİ

Öyle bir hayat yaşıyorum ki,
Cenneti de gördüm cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.
Bazılar seyrederken hayatı en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki,
Okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde,
Hem kızdım hem güldüm halime,
Sonra dedimki ’söz ver kendine’
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.
Öyle bir hayat yaşadım ki,
Son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymişki zaman,
Hep acele etmem bundan, anladım…

GÖLGELİ BULUT

Bir bulut geçti üstümden
Kara çarşaf misali
Yazdı oysa günlerden
Rüzgar sam misali

Uzanıp denize
şarkılar söyledim
Ey ulu deniz
Aç perdelerini şanlı operanın
Bir yelkenlide olmak vardı şimdi
Rota; şu gördüğün adaların
Yazının tamamını okuyun »

Bezmişim

Bu gidişle aram yok bundan böyle
Hedefi olmayan yoldan bezmişim
Korkarım felaket hak bundan böyle
İblisle dost olan kuldan bezmişim

Nasıl mutlu olam viran halimden
Mazlum yoksul sille yerken zalimden
Sahtekar beylerden sahte alimden
Riyakar konuşan dilden bezmişim

MUHAYYER

Önemli gizli boyutlarıyla yeryüzündeki yaşantımız
Ne kadar azdır yaşadığımızdan yaşadığımızı sandığımız
Söylediklerimizle değil söylemediklerimizle varız
O gün ki ölümün perdesine yapayalnız yansırız
Ne kadar azdır yaşadığımızdan yaşadığımızı sandığımız

Bir incesaz ki süreklidir yaprak döken korularda
Çılgınlıkları oluşturur en çapraşık duygularda
Büyük çıkmaz akla gelip de sorulmayan sorularda
Bazı insan içten içe düşünür hesaplar da
Ne kadar azdır yaşadığımızdan yaşadığımızı sandığımız

Üflediği sustuğumuz tutkuların düşlerimizi çokçadır
Çocukluktan çıktığımızı sanmak aslında çocukçadır
Gerçi gençlik bir uçta yaşlılık bir uçtadır
Birleştikleri gerçek o müthiş sonuçtadır
Ne kadar azdır yaşadığımızdan yaşadığımızı sandığımız

Prusya Mavisi

Saçların her zamankinden beyaz yar
Yoktu böyle gönül sarhoşluğun
Zamanında yağarmış kar.
Akıl almaz gidişlerinde ben yorgun
Sende dil tükenmiş adamakıllı suskun
İstasyonda bekleme pimi çekilmiş
Bomba gibi kalbim,
Bir fırlasa uçacak yerinden
Geriye bile bakmaz seven halim.
Kalabalıklar tükenişim,
Kalabalıklar serzenişim
Geride yalnız kaldı benliğim.
Kokuşmuş bavullara, doluşmuş sevdalar
Bayat ekmek küfünde, taze simit kırıntıları,
Raylarda saçlarımı canımı unutup
Olmadık bir intihar saçmalığına soyunuyorum.
İrkiliyor kanlı kemiklerim
Kimleri hiçe sayıyorum.
Ben artık karların eksi derecelerde yağmadığını biliyorum.
Ben artık zamanı suçlayamıyorum.

19 Mayıs Aydınlığı

Ses oldu vatan rüzgârında umut
Anadolu’ya oylum oylum çöreklendi
Acımasızlık, umarsızlık kara kara bulut
Mustafa Kemal aydınlığında bir bir tükendi.

Derinden inlemeyle uyandı toprak
Yurt üstüne uğultusunun yayıldığı
Kuvay-ı Milliye gücü bayrak bayrak
Sardı ülkeyi 19 Mayıs aydınlığı.

Özgürlük ve bağımsızlık üstüne
Atatürkçe yazılan destandır
Yürek yürek karanlık düne.

Köy okulundaki bayrak direğinde
Atatürkçülük dalga dalga yayılan
Parmak işareti kır kahvesinde.

Bölge bölge kalkan eğik baştır
Köye, kasabaya, kente ve yurda
Ovayı yaran tren düdüğünde haykırıştır.

Muhsin Durucan

ANNEM

Annelerin en güzeli,

Sensin, benim güzel annem.

Ilık esen bahar yeli,

Sensin, benim güzel annem.

Güneş yüzlü, altın kalpli,

Ağır başlı, tatlı dilli,

Meleklerin eşi sanki

Sensin, benim güzel annem.

Yazının tamamını okuyun »

Travel LOP | Beijing Olympics | Temperatures in Tourist Cities | Business Travel | Medical Tourism