AŞK RİSALESİ
Ama sen uzaklardaydın ey kalbim
Uzaklardaydın, sevdiğim uzaklardaydı
Ayın yıldızların çağlayarak
Berrak şelaleler yaparak
Coşku içinde aktığı
Bir yerlerdeydi.
Hani bir gün bir çobana rastlamıştık
Adı Ferhat mıydı neydi
Koyunların, kuşların, böceklerin ve çiçeklerin
Sadakatten mest oldukları
Herbirinin gözlerinde
Kaybolur gibi kayar gibi
Dalıp gittiğimiz o saadet evreni
Kayaların yüzlerinden okuduğumuz o ebedi bilinç
Bizi çekip almıştı kılcal damarlarımızdan
Devamını oku
Kızından Babasına…
Ben sana baba dedim;
Gidenler gelmez diye,
El kıymet bilmez diye,
Babalar ölmez diye,
Ben sana baba dedim!
Ben sana baba dedim;
Yüz sensiz gülmez diye,
Ufkumu delmez diye,
Yâr yaşım silmez diye,
Ben sana baba dedim!
Devamını oku
Babalar için
Babalar için
Baba gibi can bulunmaz
Ağzımızda dildir baba
Temelsiz yuva kurulmaz
Sağlam temel beldir baba
Annem her gün ismin söyler
Gölgesinde gönül eyler
Başsız olmaz şehir köyler
Baş kentimiz ildir baba
Başımızda baş tacımız
Derde derman ilacımız
Meyveli bağ ağacımız
Bahçemizde güldür baba
Mutlu günde bayramımız
Onsuz olmaz ayranımız
Bereketli hep soframız
Çiçek arı baldır baba
Kördüğümü elsiz çözer
Gönlümüzde gizli gezer
Kalem gibi yazı yazar
Sevdamıza çöldür baba
Devamını oku
Baba Bana Bisiklet Al
Baba Bana Bisiklet Al
Sınıfımı geçtim bugün
Baba bana bisiklet al
Sevincimden uçtum bugün
Baba bana bisiklet al
Söz vermiştin geçen sene
Buna şahit Fatma nine
Mızıkçılık etme yine
Baba bana bisiklet al
Ali Dilki
Baba
Sakın ha aldırma çileye derde,
Bunları çok çabuk aşarsın Baba
Ağzından kötüsöz çıkmaz biryerde
Sen hep şerefinle yaşarsın Baba.
Şefkatle kol kanat açarken bize,
Ciğerde hastalığa almışsın vize
Yer yoktur kalbinde karabir ize
Sen hep şerefinle yaşarsın Baba.
Bizim üstümüzde çoktur emeğin
Herkesede yeter aşın yemeğin
Söze hakkıyoktur birkaç ineğin
Sen hep şerefinle yaşarsın Baba.
Devamını oku
GÜL İLE GÖNLÜM
Aşkın dergâhında kaynadım, taştım;
Beni bir deryâya saldı bu gönlüm!..
Âlem-i ervâhta bir sırra düştüm;
Ahdine vefâyı bildi bu gönlüm!..
Derdime tanıktır doğan, batan gün;
Ömrüme damladı, gül renkli hüzün!..
Hızır’dan, Musa’ya bir ilm-i ledün;
Kandıkça can buldu, doldu bu gönlüm!..
Bahtıma ışık mı, bu levh-ü kalem?..
Bir sonsuz huzur mu bunca dert, elem?..
Şu küçük tohumda, binlerce âlem;
İbretten, ibretler aldı bu gönlüm!..
Devamını oku


