Gün olur…
Gün olur… bin giden, on erle döner
Fakat zaferle döner!
NE İÇİNDEYİM ZAMANIN
Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare, geniş bir anın
Parçalanmaz akışında.
Bir garip rüya rengiyle
Uyuşmuş gibi her şekil,
Rüzgarda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.
Başım sükutu öğüten
Uçsuz bucaksız değirmen;
İçim muradına ermiş
Abasız, postsuz bir derviş.
Devamını oku
62 Tavşanı
Denize dusen
bir oyuncaktir Kız Kulesi
soruyorum berber koltugundan
iki ayna arasinda
akip giden goruntume
sair olaniniz hangisi
Pencere tullerine
gelinlik diye sarilan
o kucuk kiz nerede simdi
gemim coktan batti
denize inen tum filikalarıma
erkekler bindi
Duvardaki yangin dugmesini
orten cam parcasiyim
kurtulusun olacaksa
hic dusunme
ayakkabinin topuguyla
kir beni
Devamını oku
ANLADIN MI?
Hicran destanını kendinden oku,
Mecnun’dan duyup da rivayet etme.
Aşkın Leyla’sını gördünse söyle.
Söz temsili bulup hikayet etme.
Yüz bin Leyla doğar alemde her gün,
Senin aradığın zevk, sefa düğün.
Tutacağın işi önceden düşün;
Daha ilk adımda nedamet etme.
Sevdanın oduna pek güvenilmez,
Tutuşurşan eğer kolay sönülmez.
Bu yolun hükmüdür geri dönülmez,
Canına kıymazsan seyahat etme.
İyi bak kabına, olmasın delik,
Boşuna taşırsın ,gider gündelik.
Anında olmalı, ettiğin iyilik,
Alem duysun diye, inayet etme.
Devamını oku
GECE KONDU
Umut dolu
tarlakuşları
kentin kıyısına
hep gece
kondu
AYRILIK ŞİİRİ
Her satırı
Mendireğe dizili karabataklara benzeyen
Bir mektup bırakarak
balıkçı koyundan
sisler icinde uzaklaşan kayık gibi
bir sabah usulca ayrıldın
koynumdan
Bütün yolcularını
Boğaz köprüsünün çaldıgı
Araba vapurunun
boş seferleri
gibi yanlızca rüzgâr
gezinir sensiz
yüreğimde
Durgun bir sudur aslında deniz
ki çocukların acemi oltalarını denedikleri
kuytu bir iskelenin
tahtaları altına yazdıgım
ayrılık siirini okudukca
dalgalanır…
Ay toprağı…
“Suyu yokmuş… bu haliyle ay toprağı neye yarar?”
Diyenlere cevap: “Teyemmüm etmeye yarar”
İNANMAK
Bardaktan seni içmek
Seni teneffüs etmek havada…
Dolaşmak,dolaşmak sana dönmek
Seni bulmak yuvada…
Yolumuzda aylar, yıllar
Basamak basamak…
Basamakların çıkamadığı yere
Kanatlarınla çıkmak…
Boşaltmak takvimden günleri
Günlerin üstünden yollara bakmak
Rüzgarla esmek, sularla akmak…
Devamını oku
KİME EMANET
Hak Nebinin dilinde nifak sayılmış
Emanete ihanet
Tohum toprağa yavru yuvaya
Yuva anaya emanet
Şak şak olmuş toprak suya
Su buluta emanet
Yusuf kuyuya
Mısır Yusuf’a emanet
Hak Nebi mağaraya
Medine Hak Nebi’ye emanet
İbrahim ateşe
İsmail bıçağa emanet
Ne bıçak ne ateş ne kuyu
Ne de mağara etmedi ihanet
Asrın İbrahimleri sana emanet
Arkadaş gel bir kor gibi yak sineni
Çünkü hepsi Allah’a emanet
İçine doğru derinleş
Dibi görünmeyen bir kuyu ol
Sakla Yusufları koynunda
Yusuflar sana emanet
Mağarada yılan olma
Güvercin gibi vefalı
Örümcek gibi tehlikelere perdedar ol
Mağara gibi al Muhammedileri al yedi genci
Al bütün bir gençliği
MAVİ, MAVİYDİ GÖKYÜZÜ
Mavi, maviydi gökyüzü
Bulutlar beyaz, beyazdı
Boşluğu ve üzüntüsü
İçinde ne garip yazdı…
Garip, güzel, sonra mahzun
Işıkla yağmur beraber,
Bir türkü ki gamlı, uzun,
Ve sen gülünce açan güller,
Beyaz, beyazdı bulutlar,
Gölgeler buğulu, derin;
Ah o hiç dinmeyen rüzgâr
Ve uykusu çiçeklerin.
Devamını oku


